Denge

Grafik tasarımında denge, tasarımın estetik olarak değerlendirilmesine olanak veren, ilgi odağını oluşturmamıza yardım eden önemli bir özelliktir. Bir tasarımın denge unsuru, izleyicinin görsel olarak tasarımı algılama şeklini ve görsel hiyerarşiyi belirler.

Daha yalın ve basit bir anlatımla denge, bir doküman üzerinde yer alan görsel ögelerin merkeze olan uzaklıklarının birbirine göre göre olması anlamına gelir. Merkeze olan uzaklık mesafe olabileceği gibi hiyerarşiyi belirleyen diğer özellikler de olabilir. Görsel ağırlığı belirleyen bu özelliklerin oluşturacağı vurgu odak noktasını da belirleyecektir.

Görsel Denge

Tasarımda denge, iki türde olur: simetrik denge ve asimetrik denge.

Simetrik Denge:

Simetrik denge, tasarımdaki öğelerin, merkezden eşit mesafede bulunduğu bir tasarım düzenidir.  Doküman görsel dikey ve yatay olarak eşit parçalara bölünüp görsel ögelerin eşit şekilde dağıtıldığı tasarım düzenidir ve görsel ögelerin eşit ağırlıkta olması da beklenir. Ortadan ikiye ayrılmış bir tuvalin aynalanmış iki yarıdan ibaret olması gibi de açıklanabilir.

simetrik denge
Simetrik Denge

Simetrik denge, tasarımın düzenli ve dengeli görünmesini sağlar ve tasarımda daha geleneksel bir his verir. Ancak simetrik denge, bazen çok yüksek bir kurala ve ölçüye bağlı kalındığında, sıkıcı veya sıradan bir tasarım hissi verebilir, statik yani durağan görünebilir.

Simetrik Denge

Asimetrik Denge:

Asimetrik denge ise, tasarımın farklı boyutlardaki öğelerin yerleşimiyle dengeye ulaşmasıdır. Bu yaklaşım daha modern bir bakışı temsil eder  ve arzu edilen ilgiyi sağlamada simetrik dengeye oranla daha başarılıdır ve odak süresi daha uzundur. Asimetrik denge, tasarımda daha dinamik bir his verir ve görsel ilgiyi artırabilir. Ancak, uygun bir denge kurulmadığında, tasarım kararsız veya kaotik bir his verebilir.

Asimetrik Denge

Tasarımda denge oluşturmak için, öğelerin boyutları, renkleri, biçimleri ve yerleşimleri dikkate alınmalıdır. Görsel ağırlığı olması istenen öğeler, diğerlerinden daha büyük veya daha canlı renklerde yapılabilir, böylece dengeli bir tasarım oluşur. Ayrıca, beyaz alanlar da denge oluşturmak için kullanılabilir, ve kullanılmalıdır. Beyaz alanlar daha çok boşluk olarak adlandırılsa da biz alan ya da beyaz alan diyeceğiz. Beyaz alan tasarımın nefes almasını sağlayabilir.

Sonuç olarak, tasarımın görsel olarak denge sağlaması, izleyicilerin tasarıma odaklanmasını ve tasarımda istenen mesajların daha etkili bir şekilde iletilmesini sağlayabilir. Bu nedenle, denge, grafik tasarımında göz ardı edilemeyecek önemli bir özelliktir.

Görsel Hiyerarşi

Görsel hiyerarşi, bir tasarımın veya görsel öğenin farklı bileşenlerinin nasıl düzenlendiğine ve sıralandığına atıfta bulunan bir terimdir. Bu bileşenler, bir görselin nasıl algılandığını ve anlaşıldığını etkileyen önemli unsurlardır.

Hiyerarşi, Bir yayın grafiği içerisinde vurgulanan ögenin sahip olduğu önem derecesinin belirtilmesi yani vurgu miktarları arasındaki fark olarak karşımıza çıkar. Öge ve elemanlar arasındaki benzerlik, yakınlık ya da farkın vurgulanması anlamına gelebilecek olan hiyerarşi döküman içerisinde kolay bir gezinme ve anlaşılırlık da sağlamaktadır.

Görsel hiyerarşinin amacı, bir tasarımın mesajını okuyucuya etkili bir şekilde iletmek ve onların dikkatini doğru şekilde yönlendirmektir. İyi bir görsel hiyerarşi, bir tasarımın okuyucuya okuma, izleme ve anlama kolaylığı sağlar.

Bu ölçülendirme vurgulanan ögenin önem derecesine bağlı olarak fiziksel ölçülerde olabileceği gibi ögenin sahip olduğu rengin tonu, madde ve numaralandırma işaretleri yoluyla ya da doküman içerisindeki konumu-pozisyonu gibi birçok özellik ile sağlanabilir.

Hiyerarşi bir dökümanın istenildiği ölçüde rahat gezinilebilmesi, ve anlaşılabilmesi için anahtar rollerden birine sahiptir.

Görsel iletişim tasarımında bir yayın grafiği taşımakta olduğu mesajı gerek tipografi, gerekse imge, çizim, simge ve semboller kullanarak iletir. Bu mesaj bazen karmaşık ve uzun soluklu olabilir. Gruplanması gereken veriler, isimler ve daha pek çok öge renk tonları, ölçüler ve girintiler yoluyla büyükten küçüğe veya küçükten büyüğe sıralanabilir, numaralama ve çeşitli sembollerle beraber kullanarak madde madde dizilebilir.

Bu şekilde  oluşan ast – üst ilişkisi koram veya hiyerarşi olarak adlandırılır.

Bir başka anlatımla, 

Görsel hiyerarşinin temel bileşenleri

Başlık: Tasarımın ana mesajını özetleyen ve okuyucunun ilgisini çeken bir başlık kullanın. Başlık, tasarımın en önemli bileşenlerinden biridir ve iyi bir başlık, tasarımın geri kalan kısmını anlama konusunda okuyucuya yardımcı olur.

Görsel öğeler: Resimler, grafikler, tablolar ve diğer görsel öğeler, tasarımın diğer bileşenleriyle bir araya gelerek okuyucunun dikkatini çekmek için kullanılabilir. Bu öğelerin boyutu, renkleri ve konumu, görsel hiyerarşinin oluşturulmasında önemli bir rol oynar.

Metin: Metin, tasarımın okuyucuya iletmek istediği mesajın ana kaynağıdır. Metin boyutları, tipografi, renkleri ve düzeni, görsel hiyerarşinin oluşturulmasında önemli bir rol oynar.

Renk: Renk, tasarımın algılanmasında önemli bir rol oynar. Renk, okuyucunun dikkatini çekmek ve bir tasarımın önemli bileşenlerini vurgulamak için kullanılabilir.

Boşluk: Boşluk, tasarımın okuyucu tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlayan bir bileşendir. Boşluk, tasarımda farklı bileşenler arasında bir ayrım yaratır ve tasarımın daha okunaklı hale gelmesine yardımcı olur.

Görsel hiyerarşi, bir tasarımın etkili bir şekilde iletilmesi için son derece önemlidir. İyi bir görsel hiyerarşi, okuyucunun bir tasarımın önemli bileşenlerine kolayca odaklanmasına ve anlamasına yardımcı olur.

Ultrasonik Mesafe Sensörü İle Mesafe Ölçümü

// Ultrasonic Mesafe Sensörü için pimleri tanımlama
const int trigPin = 9;
const int echoPin = 10;

// Değişkenleri tanımlama
long duration;
int distance;

void setup() {
  // Seri haberleşme hızını ayarla
  Serial.begin(9600);

  // Trig pinini çıkış olarak ayarla
  pinMode(trigPin, OUTPUT);

  // Echo pinini giriş olarak ayarla
  pinMode(echoPin, INPUT);
}

void loop() {
  // Trig pinine 10 mikrosaniye boyunca yüksek sinyal gönder
  digitalWrite(trigPin, HIGH);
  delayMicroseconds(10);
  digitalWrite(trigPin, LOW);

  // Ultrasonic sensörden gelen sinyalin süresini ölç
  duration = pulseIn(echoPin, HIGH);

  // Süreyi mesafeye çevir
  distance = duration * 0.034 / 2;

  // Mesafeyi seri port üzerinden gönder
  Serial.print("Mesafe: ");
  Serial.print(distance);
  Serial.println(" cm");

  // 500 milisaniye bekleyerek tekrarla
  delay(500);
}

Bu kodda, trigPin ve echoPin değişkenleri ile sensörün Arduino Uno kartındaki pinlerine bağlantıları tanımlanmaktadır. setup() fonksiyonunda pin modları ayarlanmakta, loop() fonksiyonunda ise sensörden mesafe ölçümü yapılıp, sonuçlar seri port üzerinden gönderilmektedir.

Sensörden mesafe ölçümü, trig pinine kısa bir yüksek sinyal gönderilmesiyle başlar. Bu sinyal, sensördeki ultrasonic dalgaları tetikleyerek, bir yansımanın oluşmasına neden olur. Yansıma, sensördeki mikrofon tarafından algılanır ve echo pininde bir yüksek sinyal üretilir. Bu sinyalin süresi, pulseIn() fonksiyonu ile ölçülür ve mesafeye dönüştürülür.

Son olarak, Serial.print() fonksiyonları ile mesafe değeri seri port üzerinden gönderilir. Bu değer, Arduino IDE’nin seri monitöründe görüntülenebilir.

5. Nesil Savaş Uçakları

 5 nesil Fighter Jet veya diğer bir deyişle stealth gövde geometrisine sahip, radar dalgalarını yansıtmayan, hemen  rem boyası uygulanmış, Jet motorun ısıl izi azaltılmış,  düşman radarlarını yanıltma kabiliyetine sahip karıştırma sistemleri olan çok rollü savaş uçağı.

 bu özelliklerin bazıları 4,5 nesil Uçaklarda  (Euro Fighter Typhon, Dassault Rafale,  F16 blok 70, Su 35, Mig 30, mig 34, Saab Gripen)  var olsa da Stealth gövde geometrisi sensör füzyonu elektronik harp kabiliyeti ve IR güdümlü hava hava füzelerine karşı motor ısıl izi gizleme kabiliyeti ve radar dalgalarını  emen (RAM) boya  sadece 5’inci nesil uçakları has özellikler.

 Peki kimler bu kabiliyetlere sahip uçakları üretebiliyor bir bakalım;

ABD

Bu teknolojilerin en büyük temsilcisi ve öncüsü tabii ki Amerika Birleşik Devletleri. İlk gerçek manada beşinci nesil Avcı uçağı F-12 Raptor idi. Aynı dönemde prototip geliştirme aşamasında YF23 Black Widow ile girdiği yarışı kazanan F-22 Raptor,  yaklaşık 20 yıl önce hizmete girdi. Çift motorlu bu çılgın Avcı  havalı adına ve sahip olduğu teknolojiye rağmen henüz herhangi bir hava muharebesinde skor üretmiş değil.

Devamında Müşterek taaruz uçağı F-35 Lightning II tasarlandı ve üretildi. birçok ülkenin üretimine ortak olduğu bu uçak epey bir tartışma konusu oldu. Bu pahalı, tek motorlu,   deep strike uçağı  pek çok eleştiriye rağmen açık ara dünyanın en iyi 5. nesil uçağı.

Lockheed Martin Aeronautics Photo by Kaszynski FP150355 Reed Event: AM-01 Gov Flight 1 Customer: Allie Reed Murray, F-35 Communications Location: Fort Worth, TX Pilot: Lt Col. Parzych Date: 10-15-2015 Time: 1030 Image Public Releaseable per Allie Reed Murray, F-35 Communications

Gövde içerisinde kısıtlı mühimmat taşıma kapasitesi, tek motorlu oluşu, düşük harekat yarıçapı kısıtlı dogfight yeteneği ve yüksek maliyeti eleştirilen yönleri olsa da o açık ara en iyisi.

ÇİN

Suyun öteki yanında ise ÇİN var. Dünynın en kalabalık nüfusuna ve en büyük endüstriyel üretim kapasitesine sahip olan ülkesi olan Çin, diğer bir 5. nesil savaş uçağı tasarımcısı ve üreticisi konumunda. 

Amerikan F-22’sine rakip Superiority uçağı olan J20 ve F35’in rakibi olan J31 Çin tarafından tasarlanıp üretilen 5. nesil savaş uçakları. F-35 ve F22’den sonra üretilmiş olan 3. hayalet uçak olma hüvviyetine sahip J20 2017 yılında hizmete girdi ve 200 civarında üretildi.

Chengdu J-20

Agresif manevra kabiliyeti, Stealth gövde geometrisi, düşük RCS, RAM boya, ve daha pek çok 5.nesil özelliğe rağmen motor sorununu halledemeyen Çin tarafı rakibi ABD’yi bir adım geriden izlemekte.  Çin üretimi Xian WS-15, ve Klimow RD-93 Turbofan Motorların kullanıldağı Çin tasarımı uçakların Rakipleri olan ABD yapımı uçaklar gibi stealth motor özelliklerine sahip değil. ABD yapımı uçakların Super Cruise özellikleri ve motor ısıl izinin azaltılmış olması daha yüksek bir gizlilik özelliği sağlamakta. 

RUSYA

Rus tarafında ise Su 57 var. çok sayıda  prototip üretilip testlere başlayan Su 57 bu testler esnasında kaza  kırıma da uğramış durumda. Yakından çekilmiş bir fotoğrafında klasik perçinlerle birleştirildiği görülen Su 57’nin rapikleri kadar stealth olmadığı anlaşılıyor. Rus tarafı her ne kadar elle yapılan prototip üretiminde klasik perçin kullanıldığını, seri üretimde ise stealth karaktere sahip perçinler kullanılacağını açıklasa da sürmekte olan Ukrayna savaşında envantere alınmış olan bu uçakların Ukrayna sınırını geçmediği, sınırdan atışlar yapıp döndüğü İngiliz istihbaratının yayınladığı belgeler ve açık kaynaklarda konu oldu. Anlaşılan sahibi de bu uçakların stealth özelliklerine pek inanmıyor.

Suhoy Su 57 FELON

Ruslar da tıpkı Çin tarafı gibi stealth kabiliyete sahip bir motor henüz geliştirebilmiş değil. Her ne kadar yüksek manevra kabiliyeti ile bir dogfight canavarı olduğu düşünülse de göremediği düşman tarafından çok uzaklardan avlanılabileceği düşünüldüğünde ABD yapısı uçaklara rakip olabileceği pek düşünülemez. 5. Nesil uçakların önemli özelliklerinden olan EH kabiliyetinin de Rus uçaklarında batı sistemlerine karşı düşük bir profil sergilediği düşünülmekte, Bu sebeple 5 nesil uçaklarda terkedilen Chaff önlemlerinin Su 57’de hala kullanıldığı düşünülüyor. 

Elbette anılan sistemlerin hiçbirinin henüz Combat Proven yani savaşta kendini kanıtlamış sistemler olmayışı iddiaların ve açıklamaların hepsini havada bırakıyor. 

Öyle ki dünyanın en gelişmiş stealth avcısı olan F-22 henüz bir hava hava muharebesi görmüş ve bir skor üretmiş değil. Vurduğu tek hedef ABD semalarında yüksek irtifada dolaşan bir Çin istihbarat balonu. Bu hedefi vurabilecek daha düşük profilli ve Combat Proven olan F-15 Strike Eagle varken balon vurmaya bu pahalı oyuncağı neden gönderdiler acaba diye sorduğumuzda, tek cevap tabi ki skor üretmiş bir F-22 profili yaratma çabası oluyor.

Tasarım aşamasında olduğu duyurulan bir diğer Rus uçağı ise Su 75 Checkmate.  Bu da tıpkı F-35 gibi tek motorlu bir uçak ancak ne durumda olduğu henüz bilinmiyor.

GÜNEY KORE

Bir diğer 5. nesil avcı ise Güney Kore tasarımı ve üretimi olan ancak büyük oranda ABD teknolojisine dayanan KFX ya da diğer adıyla Bramoe. Bu küçük avcı jet, F-16 Fighting Falcon’dan biraz daha büyük bir uçak. Motor ve Aviyonikleri büyük ölçüde ABD ve İsrail teknolojilerine dayanan Bramoe ilk uçuşunu yakın zamanda yaptı. Hava ve yer testleri sürmekte olan uçak envantere henüz alınmış değil. 

TÜRKİYE

Milli Muharip Uçak / TFX

ABD, Çin, Rusya ve Güney Kore’den sonra 5. Nesil savaş uçağı tasarlama ve üretme yeteneğine sahip ülke beklenenin aksine ne Fransa  ne de İngiltere; Ülkemiz.

Kurucu ortağı olduğumuz ve Ortaklıktan çıkartıldığımız F-35 Lightening II  ile birlikte kullanmak için tasarımına başladığımız MMU ya da diğer adıyla TFX, F-35 programından çıkarıldıktan sonra daha bir önem kazanmış, tasarımı bazı değişiklere uğramış ve program hızlandırılmıştır.

İlk prototipi tamamlanan uçak motor çalıştırmış ve Gösterişten uzak bir Roll Out töreni ile pist başı yapmış ve taksi testlerine başlamış durumda.  2024 yılı içerisinde ilk uçuşu yapması beklenen ilk prototipin 4,5. nesil bir uçak olmasını umuyoruz. Ancak 2028 yılında envantere girmesi planlanan uçağın 5. nesil bir uçak olması isteniyor ve bu şekilde ifade ediliyor,  çalışmalar  da  bu yönde.

İlk defa bir Jet motorlu savaş uçağı tasarlayıp üreten bir ülkenin tabi ki bu işi yardım almadan tamamen  yerli olarak kotarması gerçek dışı bir beklenti olacaktır. İngiliz BAE Sytems Şirketine ait 300 civarında mühendisin uçağın tasarımında görev aldığı, destek olduğu sır değil. Aynı şekilde ilk 50 uçak için GE F110 Motorlarının kulanılacağı açıklandı. Sonra üretilecek olan uçaklar için ise Rolls Roys &  Kale Arge ortaklığının geliştirip üreteceği yerli motorların kullanılması bekleniyor. Hali hazırda TR Motor Şirketi MMU için bir motor tasarımı üzerinde çalışıyor. TEI ise çeşitli çap ve güçlerde turbojet motorlar üretmiş durumda. en son TF6000 duyuruldu. Bu motorun 6000 beygir güç üreteceği, bir art yanıcı ile 10000 beygire çıkabileceği çok geniş bir yelpazede yakıt (Kerosen, Dizel, Benzin) seçeneklerinin olacağı duyuruldu. Bu motorun herhangi bir ihtiyaç kapsamında tasarlanmadığı düşünüldüğünde TEI’nin büyük motor tasarlama ve üretme kaabileyetini geliştirmek için pratik yaptığı akla geliyor.

TFX yani MMU gerekli olan motorun 2 adet 35.000 beygir güç canavarı olduğu açıklandı. GE F110 ise 27.000 beygir güç üretiyor.

Yerli Motordan sonra yerli Hava-Hava, Yerli Hava-Yer Mühimmatları, EH kabiliyetleri, Yerli AESA burun radarı ve yerli-milli sensörler, EO Görüntüleme ve hedefleme sistemleri, SOM-J gibi daha pek çok yerli sistem neredeyse hazır.

Aselsan, Havelsan, Tübitak Sage Roketsan gibi yerli şirketlerin başı çektiği pek çok yerli ve milli savunma sanayi şirketi uçağın geliştirilmesinde görev almış durumda. 

Bu satırları yazarken bile durumun yarattığı heyecan dayanılmaz. 

Dört gözle bekliyoruz.

MMU Sonunda Pist Başında

2016 Yılında geliştirilmeye başlanan 5. nesil çok rollü taaruz uçağımız daha önce duyurulduğu üzere 18 Mart’ta hangar çıkışı yapmak üzere pist başı fotoğrafları SSB tarafından yayınlandı.

Çanakkale Zaferinin yıldönümü arefesinde servis edilen fotoğraflar Türk mühendisliğinin geldiği noktaya vurgu ve Çanakkale Zaferinin Erken kutlaması olarak değerlendirildi.

Milli Muharip Uçak